Haber: Feyzi SARIKAYA Gemlik'in Yaşayan Efsanesi 'İZZET KAPTAN'
A+ A-
12 Nisan 2017 Çarşamba 12:10:05
Bütün Gemliklilerin İzzet Kaptan'la ilgili en az bir hatırası vardır. Biz de çocukluğunda sahilden İzzet Kaptan'a el sallayan gençler olarak dergimizin son sayısında Gemlik'in yaşayan efsanesi ve körfez turlarının mucidi İzzet Kaptan'la keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Bütün Gemliklilerin İzzet Kaptan'la ilgili en az bir hatırası vardır. Biz de çocukluğunda sahilden İzzet Kaptan'a el sallayan gençler olarak dergimizin son sayısında Gemlik'in yaşayan efsanesi ve körfez turlarının mucidi İzzet Kaptan'la keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Tüm Gemlik'in tanıdığı ve yıllar boyunca Gemliklileri kapı komşuları olan denizle en samimi ve en eğlenceli şekilde buluşturan İzzet Kaptan'la baharı anımsatan bir kış gününde buluştuk. Kendisi ile buluşmadan önce telefonla aradığımızda çok mutlu olan Kaptanla buluşmak için en uygun yerin Gemlik sahili olduğuna karar verdik. Zaten kendisi de yıllar boyu bir ucundan diğer ucuna giderek anons yaptığı Gemlik sahiline hiç yabancı değildir diye düşündük. Şuan tam 90 yaşında olan İzzet Kaptan, dergimizin bir önceki sayısını gördüğünde ayrı hüzünlendi. Çünkü derginin kapağında onunda çok sevdiği kadim dostu Tevfik Solaksubaşı vardı. Tevfik Solaksubaşı'dan "Kaptanım" diye söz eden İzzet Kaptan, "Kaptanım bana gülümsüyor" dedi ve anlatmaya başladı. "Bundan 3 yıl önce Kaptanımı (Tevfik Solaksubaşı'yı) teknesine yiyecek ve içecek yüklerken gördüm. 'Hayırdır Kaptanım yolculuk nereye?' diye sorduğumda Ayvalık'a gitmeye karar verdiklerini öğrendim. Ayvalık civarını iyi bildiğimi ve oraların çok güzel yerler olduğunu söyleyerek, iyi yolculuklar diledim. Fakat iki gün sonra Tevfik Bey'le tekrar karşılaştım. Tevfik Bey, yat kaptanları hastalandığı için gidemediklerini söyledi. O zamanlar kendimi daha iyi hissettiğim ve kaptanlık yapmayı çok özlediğim için 'Yatının kaptanı ben olabilir miyim?' diye sordum.  O da bundan çok memnuniyet duyacağını söyledi. Ancak başka sebeplerden dolayı birlikte yapacağımız bu güzel yolculuk iptal oldu. Daha sonra kendisi ile Kanlıca'ya gitmek için sözleştik, birlikte yoğurt yiyecektik. Ancak bu sefer de ben kendimi kötü hissettiğim için gidemedik. "

Daha sohbetimize başlar başlamaz İzzet Kaptan'ın Tevfik Solaksubaşı ile başından geçen bu olayları anlatması ve Tevfik Solaksubaşı'yı çok yakın bir zamanda kaybetmiş olmamız bizi de çok üzdü.  Hem İzzet Kaptan adına hem de GemlikLife Ailesi olarak Solakşubaşı ailesine başsağlığı dileriz.

 

 

Bu duygusal girişin ardından İzzet Kaptan'ı daha derinden tanıyalım istedik. 1927 yılında Küçük Kumla'da doğmuş İzzet Kaptan. İlkokulu da Kumla'da okumuş. İlerleyen yaşlarında deniz tutkusunu da engelleyemeyen hem ailesine destek olmak için hem de denizle daha fazla vakit geçirebilmek için 4 kişilik sandalıyla Kumla'dan Gemlik'e kürek çekerek yolcu taşımaya başlamış. Yaşı biraz ilerlemiş olanlar yahut para koleksiyonuna sahip olanlar iyi bilirler 1930'lu-1940'lı yıllarda delikli para diye bir para varmış. İşte İzzet Kaptan, Kumla'dan Gemlik'e bir kişiyi 1 delikli paraya getiriyormuş. Ayrıca bu yol kürek çekerek 1 saat 40 dakika sürüyormuş. Bir süre bu şekilde hem evin geçimine destek olan, hem de para biriktiren İzzet Kaptan artık askerlik çağına gelmiş. Yine Kumla'dan Gemlik'e yolcu taşıdığı bir gün, sandalını şimdiki Avcı Çay Bahçesinin bulunduğu yere bağlamış ve oradan da Gemlik Askerlik Şubesi'nin yolunu tutmuş. Askerlik Şubesi'nde yapılan muayenenin ardından İzzet Kaptan'ın piyade olmasına karar verilmiş. Bu duruma çok üzülen Kaptan, şubedeki albaya denizi çok sevdiğini ve sandalıyla Kumla'dan Gemlik'e yolcu getirip götürdüğünü anlatmışsa da albay, orduda yeterince bahriyeli olduğunu, daha fazla bahriyeli alamayacaklarını söylemiş. Kaptanla birlikte askerlik şubesine gelen diğer gençlerin işlemleri bittikten sonra Kaptan'ın çok üzüldüğünü gören albay, onu yanına çağırmış "İzzet Bayrak, sen piyade değil, havacı olacaksın. Ama havacı olduğun için üzülme, askerliğini Bursa'da yapacaksın ve haftada bir gün evci iznine çıkıp buraya döneceksin. Hem aileni göreceksin hem de denizde yıkanıp hasret gidereceksin." demiş. Bu karardan, bir kaç ay sonra İzzet Kaptan, Gemlik'ten otobüsle Mudanya'ya, Mudanya'dan da trenle Bursa'ya 3 yıl sürecek askerlik görevini yapmaya gitmiş.

 

 

3 yıl aradan sonra askerden dönen Kaptan, işe kaldığı yerden devam etmek istemiş. Fakat kendisi ile aynı işi yapanların artık motorlu kayıklar kullandığını görünce artık insanların sandalla yolculuk yapmak istemeyeceklerini düşünmüş. İşini çok seven ve denizde olmaktan keyif alan Kaptan, kendisinin de motorlu bir kayığa sahip olması gerektiğine karar vermiş. Askerden önce biriktirdiği paraları annesinden isteyen Kaptan, annesinin, "Bu paraları senin evliliğin için kullanmayı planlıyorduk" cevabını duyunca bir tekne almak istediğini ve bunun şuan için daha önemli olduğunu söylemiş. Kaptanın annesi biriktirdiği tüm parayı oğlunun beline yemeniyle sıkıca bağlayarak onu İstanbul'a yolcu etmiş. Beline bağlı parasıyla İstanbul, Kanlıca’ya giden İzzet Kaptan, oradan yeni bir tekne almış ancak teknenin motoru yokmuş. Gemlik’e kadar 4 gün kürek çekerek gelen kaptan, yolculuğunun sonunda teknesine bir motor taktırmış ve tekrar çalışmaya başlamış.

İzzet Kaptan, teknesinde 20 kişi taşıyormuş o günlerde. Gemlik’ten Mudanya’ya da yolcu götürüp getirdiği oluyormuş. Mudanya’ya gittiği zamanlarda yolcuları indirdikten sonra zıpkınla kılıç balığı yakalarmış. Balıkları da Gemlik’e vardığında satarmış. Bir süre bu şekilde devam etmiş İzzet Kaptan.

 

 

Gemlik’in merkezindeki iskele yapıldığında talepler artmaya başlamış. Bir gün Kızılay’dan gelmişler İzzet Kaptan’a Kumla’da kamp yapmak istediklerini söylemişler ama kalabalık misafirler. Nereden baksanız kırk kişi var. İzzet Kaptan’ın teknesi de en fazla yirmi kişi taşıyabiliyor. İki sefer Kumla’ya gidip gelmiş. Gençlerin kamp kurmasını sağlamış. Kamp ekibi bir de Mudanya turu yapmak istediyse de İzzet Kaptan teknesinin küçük olmasından dolayı “Ben hepinizi Mudanya’ya götüremem” demek zorunda kalmış.

Kamil Koç’un Tavsiyesi

Teknesinin küçük gelmeye başladığı günlerde Kumla’da evi olan Kamil Koç ile birlikte Müzeyyen Senar dinleyen kaptan, Kamil Koç’tan ilginç bir tavsiye almış. “Kaptan” demiş Kamil Koç. “Bak sen bu tekneni büyüt, senin için daha iyi olacak” diyen Koç, İzzet Kaptan’ın duygularına tercüman olmuş.

Kamil Koç’la konuşmasının üstünden çok geçmeden teknesini satan ve yeni bir tekne almak isteyen kaptan tekrar İstanbul’un yolunu tutmuş. Kamil Koç’un önerisi üzerine teknesini kış aylarında balıkçılık yapmak, yaz aylarında ise gezi teknesi olarak kullanmak için dizayn ettirmiş. Teknesinin yapım sürecinde dünya turuna çıkmak için yelkenlisini yaptırmakta olan Sadun Boro ile tanışan İzzet Kaptan, kendisinden denizcilikle ilgili kitaplar almış. Sadun Boro’nun da desteğini alan İzzet Kaptan sekiz ay süren çalışmalar sonunda 11,5 metre boyunda 40-50 kişi kapasiteli bir tekneye sahip olmuş.

İzzet Kaptan’ın İlk Anonsu

Yeni teknesiyle Gemlik’e gelir gelmez elektrikçiden teknesine amfi ve mikrofon bağlatan kaptan, gezi turları yapmaya kararlı olduğu için gün batmadan teknesini iskeleye demirlemiş ve ilk anonsunu yapmak için hazırlanmış. Hazırlıklarını tamamlayan İzzet Kaptan teknesiyle kıyıya yakın bir şekilde hareket etmeye başlamış ve Gemliklilere şöyle seslenmiş: “Saygıdeğer Gemlikliler, bu akşam mehtap çok güzel. Ben de mehtap turu yapmak istiyorum. Sizi Kumla’ya götüreceğim, orada 1 saat mola vereceğiz, çay içeceğiz sonra yine deniz havası alarak Gemlik’e döneceğiz. Tekneye çocuklar bedava binecekler, hep beraber mehtabı izleyeceğiz. Denizden korkmayın, deniz çok güzel, size yakamozu göstereceğim”

İnsanların korkusunu yenmesini sağlamak ve güven vermek için İzzet Kaptan komşularını davet etmiş tekneye. Davet ettiği 7-8 kişi tekneye bindikten sonra bir o kadar da müşteri toplamış ve hareket etmiş kaptan. Hareket ettikten sonra da anons yapan İzzet Kaptan Gemliklilere iyi akşamlar diyerek ilk turuna çıkmış. Günler geçtikçe tura gidenlerin sayısı da artmaya başlamış. 50 kişilik teknesini tam kapasite doldurup turlara devam etmiş bir süre daha. Kışın balıkçılık yapanların tekneleri iş yapmaz, boş dururken İzzet Kaptan teknesiyle insanların keyifli vakit geçirmelerini sağlamış.

Durumu gören balıkçılar da kendi tekneleriyle turlar yapmak istedilerse de başarılı olamamışlar, İzzet Kaptan’a Gemlikliler sahip çıkmış. İzzet Kaptan’ın turları yavaş yavaş gelenek haline gelmeye başlamış.

Seneler geçtikçe İzzet Kaptan’ın müdavimleri de artmış. Teknesinin kapasitesi yetersiz kalmaya başlayan kaptan 1978 yılında Trabzon’dan yeni bir tekne almış. Bu sefer 22 metre boyunda ve 160 kişilik bir tekneye sahip olmuş Gemlik’in En Meşhur Kaptanı.

 

 

4 Kişiden 160 Kişiye

Yeni teknesini alan İzzet Kaptan hemen hoparlörlerini büyütmüş sistemini geliştirmiş. Anonslarında tüm Gemlik’e seslenmeye başlamış. Armutlu, Mudanya, Kumla üçgeninden çıkıp artık daha uzak mesafelere de gitmeye karar veren İzzet Kaptan, teknesine bir piyanist şantör almış ve canlı müzik sağlamaya başlamış. İnsanların zevkle eğlendiği ve keyifle denizde gezdiği bir ortam sağlayan kaptan, İstanbul’a Heybeliada’ya seferler düzenlemiş.

Gemliklilerin yoğun ilgisi devam ederken kaptanın 160 kişilik teknesi de yetmemeye başlamış. Çünkü tura çıkmadan önce kaptan köşkünden binemeyip iskelede kalanlara bakıp üzülüyormuş. “İnsanlar gezmek istiyorlar fakat ben onları gezdiremiyorum” diyormuş kendi kendine. En iyi çözümün gemi almak olacağını düşünmüş ve bir tur gemisi yaptırmaya karar vermiş. Genç yaştaki Gemliklilerin de hatırladığı gemiyi. 37 metrelik, 500 kişi kapasiteli İzzet Kaptan Tur Gemisi.

Gemisini aldıktan sonraki ay 17 Ağustos Faciası yaşanınca biraz zorlanan İzzet Kaptan bir süre İstanbul’dan Armutlu İhlas Tatil Köyü’ne yolcu taşımış. O sıralarda gemisini çok satın almak isteyen olmuş ama kaptan Gemliklilerin daha bu gemiye binemediğini söyleyip kabul etmemiş. Armutlu’da çalışma süresi bitince tekrar Gemlik’e dönmüş kaptan.

Hikâyenin buradan sonrasını tüm Gemlikliler bilir diye düşünüyoruz. Çünkü hepimiz İzzet Kaptan��ın gemisine ya bir kez bindik ya da o gemiyi gördük. En azından onun bize yaptığı anonsları duyup sahilden el salladık. Şimdi 90 yaşında İzzet Kaptan. Hâliyle gemisini de sattı. Onun yerini de kimse tutmaz diye düşünüyoruz. Şimdi deniz de Gemlik de İzzet Kaptan yazan o kocaman gemiyi özlüyor.

Sahilden el sallayanlara, balkonlarından sinyal verenlere ve en çok da İzzet Kaptan’a teşekkürler.


Gemlik Reklam