3 Kasım 2014 Pazartesi 19:39:42
1495 kez okundu.

 

 

 

 

“Kent Konseyi, DEDİKODU VE KAVGA yeri değildir!”

Semih Pala

(Bursa Kent Konseyi Başkanı)

 

Belki bilerek, belki de bilmeden, Gemlik’in makûs kaderini ve Gemliklilerin büyük oluşumlardaki genel, bilindik ve aşina olduğumuz reaksiyonunu bu iki cümleyle anlattı Semih Pala… “Kent Konseyi Dedikodu ve Kavga Yeri Değildir!…”

Umarım, bu kez makûs kaderimize yenik düşmez, böylesi önemli ve anlamlı bir oluşumu, küçük siyasi hesaplaşmalara, çıkarlara ve ideolojik saplantılara kurban etmeyiz…

Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz; demokrat, katılımcı, şeffaf ve toplumcu siyasi öngörüsünü, Kent Konseyini yeniden işler hale getirerek, bir kez daha göstermiş oldu. Gemlik Kent Konseyi hatırlanacağı gibi, 2010 yılında dönemin Belediye Başkanı Fatih Mehmet Güler tarafından oluşturulmuş, Gençlik, Kadın ve bazı sosyal kurullarını da tamamlamasına rağmen, yürümemişti. Yolsuzluk soruşturmalarına paralel, Semih Pala’nın da dikkatini çektiği Gemlik gerçeği, yani dedikodular ve kavgalar ile bezenmiş ideolojik siyasi saplantılar, böylesi önemli bir oluşumu en başından sakat hale getirmişti.

Peki; beklenen dersler alındı mı?

Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz, yolsuzluk soruşturmaları sonrasında Fatih Mehmet Güler İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınınca, Belediye Meclisinde yapılan seçimle 35 ay boyunca Belediye Başkanvekilliği yaptı. Bazı sivil toplum kuruluşlarını ziyaretlerinde, Kent Konseyi hakkında sorular geliyordu. Oysa işlevini yitirmesine rağmen Kent Konseyi Başkanı olarak halen dönemin Belediye eski Başkanı Fatih Mehmet Güler görünüyordu. 2014 Seçimleri sonrasına söz vermişti Refik Yılmaz. Bu sözünü tuttu. Temmuz ayında sivil toplum örgütlerinin yaptığı ziyaretlerde Kent Konseyi’nin yeniden yaşama geçmesi için çalışmaları başlattıklarını söylüyordu. Ve o Kent Konseyi 31 Ekim 2014 Cuma günü, fiilen yeniden oluştu.

Kent Konseyi Gemlik için büyük bir şanstır. Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz’ın hizmet, proje ve yatırımları, her ne kadar Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Merkezi Hükümet Yatırımları ile çığı gibi büyüse de, Gemlik; son 50 yıldır yapılamayan, yapılmayan, eksik, yarım, sakat bırakılmış, geri kalmışlığın ortasındaki bir Kenttir.

Gemlik’te, Refik Yılmaz dönemi Belediyeciliğine kadar; yeşil alanlar, çocuk parkları, spor tesisleri, derelerin üstünün açılması ve denizle buluşması, alt yapı devriminin en ücra sokakları bile kapsaması, sosyal tesisler, kültür merkezleri, sahillerdeki betonların sökülüp atılması, sahillerin temizliği ve sahillere yönelik yatırımlar gibi konular gündeme gelmemişti. 40 yıldır, 50 yıldır yazı yazmakla hava atan buna karşın Gemlik’e yapılan hiçbir hizmeti beğenmeyip, kulplar bulup, takıştıran kalemşorlar bile Refik Yılmaz’lı dönemde yapılan yatırımları akıl edememiştir.

Keza, Deprem Riskine yönelik çalışmalar da, Refik Yılmaz dönemi kadar hiçbir dönemde sekteye uğramamıştır. TOKİ ile her türlü anlaşma sağlanır, bir parti çıkar, Zeytin Koruma Kanununa muhalefet var diyerek, ilçenin ve ilçe halkının geleceğiyle oynar. Merkeze büyük cami yapmaya kalkar, birkaç parti birden tarihi eser var, tarihi eser kaçırılıyor diye, iftiralarla zaman kaybettirilir. Modern 200 yataklı Bölge Hastanesi temeli atılacaktır, zeytin ağaçlarının ödenmesi gereken bedeli sorun çıkarır. Adliye Binası şarttır, meclisin muhalifleri, yine zeytin ağaçlarının bedelleriyle, Adliye Binası yapılacak arazideki atıl birkaç binanın kamulaştırmasının belediye tarafından yapılmaması gerektiğini bahane ederek, ret oyu verir. Refik Yılmaz ve Ak Partili üyeler diretir. Allahtan mecliste çoğunluk Ak partililerdedir, Adliye binası hiç olmazsa gecikmeyecektir…

Bölge Parkları, Teleferik Projesi, Kurşunlu ve Kumla’ya Marina yapımı… Narlı ve Atatepe Tesislerine ek yeni sosyal tesisler gibi projeler de ilçenin geleceğini pozitif yönde belirleyecek önemli projelerdir. Yine İstanbul-İzmir Otoban geçişinin Gemlik’ten olması, Hızlı Tren, Deniz Uçağı seferleri, Kentsel Dönüşüm ve Kent Meydanı projeleri de dikkat çekmektedir. Her köye spor sahası, Mahalleye dönüşen eski köylere meydanlar kazandırma ve yine bu mahalleye dönüşen eski köylerin bile alt yapısının kökten çözümü de takdir edilmesi gereken büyük ve önemli yatırımlardır.

Yeter mi?

Yetmez, çünkü Refik Yılmaz, 3-5 yılı aşkın süredir büyük çaba göstermesine ve önünde kazanılmış bir 4,5 sene daha olmasına rağmen, Gemlik’in 50 yıldır birikmiş sorunları, modern çağın gerektirdikleriyle henüz eşitlenmiş değildir. Kent Konseyi’nin anlam, önem ve görevleri de işte tam da bu noktada başlamaktadır. Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz’ın dediği gibi; “Daha yaşanabilir, daha güzel ve modern bir Gemlik için artık herkes elini taşın altına koymalıdır. Kent Konseyinden beklenen budur!…”

Bursa Kent Konseyi Başkanı Semih Pala’nın, açıklamaları da iyi okunmalı, derinden kavranmalıdır. Kent Konseyi’nin ideolojisi, siyaseti yoktur. Kent Konseyi Belediye ile ortak bağlamdadır, yol göstericidir ancak belediyeye bağlı, karşıt veya muhalif değildir. Yaptırımı yoktur ama yol göstericiliği, fikir ve proje üretimi, Gemlik için ortak hareket planları adına vardır. Kent Konseyi bir organizasyon kuruluşudur. Her kesime hitap eder, her kesimi kucaklar. Kent Konseyi siyasi bir basamak da değildir, Kent Konseyi Başkanı veya yönetim kurulu üyeleri, siyasi bir basamak gibi kullanıp, bir partiden aday olmamalı, işleri karıştırmamalıdır. Kent Konseyi, siyasi ve ideolojik olmamasına rağmen, demokrasilerin olmazsa olmazı, siyasi partilerle birlikte çalışır. Sivil toplum örgütlerinin ve halkın görüşlerine açıktır…

Bakalım, dedikodusuz ve Kavgasız bir kent konseyi ile ilçenin geleceğine daha sağlam adımlarla ilerleyip, geleceğine daha güvenilir biçimde bakabilecek miyiz?

Buradaki püf nokta, DEDİKODU VE KAVGA’dır…

Umarım anlatabilmişimdir…

KENT KONSEYİ’NİN MUKADDES SERİM İLE OLAN BÜYÜK ŞANSI…

Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz, Kent Konseyi’nin önünü açan düzenlemeleri yapıp, kuruluş kongresini de gerçekleştirdi…

Ancak beklenen olmadı. Refik Yılmaz, Kent Konseyi Başkanlığına aday olmadı. Anlayana alkışlanacak, demokratik ve görkemli bir tavırdı bu…

Anlayan da anladı zaten…

Buna karşın, Gemliklilerin Eczacı ablası, Ak Parti Belediye Meclis üyesi Mukaddes Serim’i başkan adayı olarak gösterdi Refik Yılmaz…

Mukaddes Serim, oy birliğiyle Kent Konseyi Başkanı seçildi… Neymiş; Kent Konseyi’nin siyaseti ve ideolojisi yokmuş. Mukaddes Serim’in oy birliğiyle seçilmesi, bunun bir kanıtı oldu… Taraflı tarafsız herkesin sevdiği bir isim konusundaki uzlaşı, dedikodu ve kavgadan uzak bir Kent Konseyi’nin de ilk işareti ve ilk umudu oldu…

Mukaddes Serim Başkanlığındaki kurucu Gemlik Kent Konseyi’nin değerli üyeleri, Sevim Koçdemir, İsmail Beki, Kenan Karakaş, Kemal Karslı, Ali Çelik, Gökhan Özler, Güldane Baykal, Mehdi Ağrı, Ahmet Gazi Memiş, Ahmet Çakmak, Fehmi Aslan ve Halil Gemici’ye başarılar diliyorum…

 

KENT KONSEYİ’NİN ATATÜRK’TEN İNSANI SOĞUTAN AKTÖRLERİ…

2009’da Doğru Yol Partililerdi…

2009-2010 geçişli CHP’li oldular…

Sonra ne hikmetse, Mustafa Keser’in Askerlerine kaydoldular…

Genel Başkanları gibi rüzgâr nereden eserse, oraya savruluyorlar…

Bir zamanlar gerillacı ve Kürtçü olmuşlardı. Sonradan ve her daim darbe savunucusuydular… Devrim Kanunları işlesin diyerek, kelle avcılığına çıkmışlardı. Baktılar tutmadı Atatürkçü oldular. Sonra keskinleşmiş ve köhnemiş Kemalist olarak sahne aldılar. Kuruluşları Mao’cu iken, faşizme de göz kırptılar. Şimdi ABD icazetli, dinciliğe de meyilli F tipi bir politika izliyorlar…

Provokasyon hücrelerine kadar işlemiş…

Önce Kent Konseyi’nin Demokratik olmadığını ilan ettiler… Sonra, liste oluşturacağız dediler. Liste oluşturamadılar. Demokratik olmadığı konusunda da katılımcılar onlara yanıt verdi. Bu zatlara 8 oy çıktı, listeye yüz küsur!…

Oysa başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehitlerimize saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunarak başlamıştı Kent Konseyi, yeniden oluşum toplantısı…

Ne yaptılarsa olmadı… Bu kez bahaneyi, salonda Atatürk posteri olmamasında aradılar. Cılız üç beş alkış ile morardılar…

Atatürk’ü ağızlarına her aldıklarında midem bulanıyor… Fetişizm, şovenizm, oportünizm, provokasyon kokuyorlar… İnandırıcı değiller, samimi hiç değiller… Ve her seferinde, Atatürk’ü savunmak, Kemalizm size kaldıysa, Nadir Nadi’nin dediği gibi; “Ben Atatürkçü Değilim!” dedirtiyorlar.

Onlara tavsiyem, çok çalışsınlar, proje üretsinler, samimi olsunlar, kitleselleşsinler… O zaman iktidara gelirlerse, salonlara sıralamasıyla Süleyman Demirel, Süleyman Soylu (Süleyman Soylu şimdi Ak Partili ancak bu şahısların belediye başkan adaylarını desteklediği dönemde Doğru Yol Partisinin Genel Başkanıydı, Saygı Duruşu bağlamında!) Mao Zedong, Doğu Perinçek, Abdullah Öcalan, Fethullah Gülen ve Mustafa Kemal Atatürk posterlerini assınlar… Bak o zaman kimse bunlara bir şey demez…

Ve Atatürkçülük adına yapacakları en büyük propagandaya gelince; Lütfen Mustafa Kemal Atatürk’ü ağzınıza almayın, yeter… O büyük kurucuya, o muhteşem devlet adamı ve askere, yapacağınız en büyük iyilik bu olur…

Hiç olmazsa, mezarında kıvrandırmaz, yüzlerce kez takla attırmamış olursunuz Ulu Önderimize!…

Küçük bir not da, Refik Pancar kardeşime… Bu kardeşimiz de Kent Konseyinde yer almak istedi. Liste oluşturma çabalarına girişti. Ancak seçimler bittiğinde Mukaddes Serim’in yanına gelerek tebrik etti ve ekledi. “Ben Kent konseyi içinde çalışmak için yer almak istedim. Başka kötü bir niyetim yoktu…” Mukaddes Serim’de kendisine, çalıştay kurullarında görev alabileceğini söyledi. Bu güzel tablo ve iyi niyet göstergesi adına Refik Pancar’a teşekkür ediyor, örnek olmasını diliyorum…


Gemlik Reklam