14 Ekim 2014 Salı 13:38:41
1534 kez okundu.

Bugün taptığımız o tv kutuları, elimize yapışıp kalmış cep telefonları !

Bizler hayatı yaşadığımızı sanıyorken, yaşamlarımızı hapsettiğimiz, ve beynimizi sürekli devre dışı bıraktığımız o küçük ama etkisi büyük dünyalar birer ilizyondur. Ve ne yazık ki, kara büyülere muhtaç hale bırakacak kadar sırlı bir ilizyon !

Bütün bu cümleleri yazdıracak kadar etkili ve güçlü, aynı zamanda yapılan tek bir doğru hareketi götürecek kadar muntazam revize edilmiş bir ilizyon!

Baktığınızda sosyal medya; cenk alanı!

Görsel yayın ve medya alanı; hayaller dünyası!

Önce, elinizden inançlarınız, değerleriniz, örf-ananeleriniz, yaşama sevinçleriniz alınıyor; daha sonra minimum kaos ve kriz ortamı yaratılarak bütün bunlara muhtaç hale getiriliyorsunuz. Bankalar bir zamanların '' pembe panjurlu evimiz olacaktı Nalan '' klişesinin ve masumiyetinin öldürülüp idam tahtası altına sürülmüş versiyonudur. Krediler ve ve umudu gişeler ruhumuza kodlanmış sevgilerin satın alındıkları mecralardan sadece biridir. Bizler Nalan'ı ya da Ali' yi minimum %3,5 luk faiz oranlarıyla takas ettiğimizden bu yana, boşanma oranlarında, akabinde beynimizin boşalma oranlarında hızlı düşüş yaşandı. Borsa İMKB de değil, insanlığımızda battı!

Bireylerin kişisel gelişiminde psiklojik olarak gerileme arz edilirken, kişilik sorunları kategorilerine birer birer yenileri eklendi..

Bütün bu alengirli, karmaşık cümleleri kafalarımızı yormak için söylemek istediğimi yazsam, canınızın almayacağını düşünürek çengel bulmacaların çözülme oranlalrında düşüş olduğu haberini de buradan yaymak isterim. Oysa ki; tek! bilinmeyenli insan evlatları çok bilinmeyenli bir havuzun içinde bulmuşken kendini isterim ve derim ki; ''' kaldır başını ve gökyüzüne bak ! ''

Lütfen kişilere, olaylara, ya da dünyaya değil ! Onları zihnimiz ezberine aldı ve parçalanmaya hazır birer bomba haline çoktan getirdi...

Sahi, en son ne zaman dünyaya gökyüzünden bakarak değerlendirme sürecine aldınız? Ve kendimizi en son ne zaman, nerede görmüştük, hatırlayanınız var mı?

Ruh ve beden bütündür. Soyut ve somut iki kavram. Somut kavramımızın içine edenler, ruhumuzu da satın almışsa, Başımız sağolsun !

 

Önce hangisinin bir adım önde olması gerektiğine karar verdiğimizde, değişecektir belkide algılarımız.  Hadi Nalan'ı unuttuk bankada, Aliyi de kefil gösterdik. Peki sizce, kurtarılması gereken hiç mi birşey kalmadı hala !?


Gemlik Reklam