Feyzi SARIKAYA

Feyzi SARIKAYA

Gemlik'in bu haftaki gündemden düşmeyen konusu hiç şüphesiz ki "MESCİT", ben de bu konuyla ilgili bir kaç bir şey söylemek ve mescit yaptırmak için mücadele edenlere bir kaç soru sormak istedim.
17 Kasım 2017 Cuma 09:09:23
473 kez okundu.

Gemlik'in bu haftaki gündemden düşmeyen konusu hiç şüphesiz ki "MESCİT", ben de bu konuyla ilgili bir kaç bir şey söylemek ve mescit yaptırmak için mücadele edenlere bir kaç soru sormak istedim.

Mescit kelimesinin anlamıyla başlayalım, Cuma Namazı kılınmayan küçük cami veya namaz kılma yeridir mescit. Arapçada da secde edilen yer anlamına gelir.

Peki ilk sorum geliyor, Gemlik'te yeterince cami veya mescit yok mudur? Neyse sevgili mescit yapmak için uğraşan kişiler, sizi yormayayım ben vereyim cevabı. Zaten daha çok yeni yapıldı merkez, Asım Kocabıyık Camii. Mescit yaptırmak istediğiniz konuma da oldukça yakın. Cuma namazları için merkeze de yeterli. E zaten mescitlerde cuma namazı kılınmıyor. Vakit namazları da cuma namazı kadar kalabalık olmadığına göre mescidin gerekli olmadığı da aşikar. Derdiniz deniz kenarında namaz kılmaksa bu da oldukça gereksiz. Çünkü Cenab-ı Allah’ın deniz kenarında ibadet edenlere çölün ortasında yalın ayak ibadet edenlerden daha fazla sevap, daha fazla cennet vermez diye düşünüyorum. Nitekim Cenab-ı Allah Maun Suresi 4-6 Ayetleri’nde şöyle buyurur: “Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar. Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar”. Bu bağlamda ibadethâne ile gösteriş yapmak da çok doğru değil gibi.

Gemlik'te ibadethane sayıları bence yeterli. Gemlik'e biraz sosyal yaşam alanı lazım. Lütfen bunun için biraz mücadele edin. Tiyatro alanları, kültür merkezleri, sergi salonları, fuar alanları lazım. Yeşil alan lazım bize, yaşayabilmek için. Gemlik’te kimse manevî yatırımlara karşı çıkmıyor. Hatta yer yer destekliyor. Fakat önce kendi yaşadığımız yeri cennete çevirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Geçtiğimiz günlerde açılan Yatılı Kur’an Kursu için de ufak bir not eklemek gerekli. Orası yatılı bir yurt ve yangın merdiveni yok. Aşağıda eklemiş olduğum fotoğrafa dikkatli bakmanızı rica ediyorum. Allah korusun yarın öbür gün yangın çıksa, yangın çıkışı yok. Bu yatılı yurdun ruhsatını kim verdi? Neden verdi? Bu bakış açısıyla şunu düşünmeden edemiyorum; yapılan mescitlerin, camilerin güvenlik önlemleri alınıyor mu?

Mescit yapılmasına, ibadethâneler kurulmasına yazımın başından beri söylediğim gibi karşı değilim. Fakat ihtiyaç oluşmamışken yapılan harcamalara karşıyım. Gemlik’teki bir çok siyasi parti, kurum ve kişi de benim gibi düşünüyor bundan eminim. Gemlik için harcanacak bir bütçe varsa eğer, bu bütçe amfi tiyatro için, kültür merkezleri için, kütüphaneler, fuar alanları için değerlendirilmeli, kültür sanat projelerinde kullanılmalı.

Artık mescit meselesini inat meselesi yapmayın, Gemlik’i düşünün biraz.

 


Gemlik Reklam