Osetya BATIBAY

Osetya BATIBAY

Beslenme her zaman, her yaşta çok önemli ve her zaman hayatımız içinde olan temel yaşam ihtiyaçlarımızdan biridir.
18 Ocak 2017 Çarşamba 09:34:34
1904 kez okundu.

Beslenme her zaman, her yaşta çok önemli ve her zaman hayatımız içinde olan temel yaşam ihtiyaçlarımızdan biridir. Çocukluk çağı büyüme ve gelişme dönemi olduğu için bu dönemde beslenmenin önemi çok daha fazladır ve çok daha işlevseldir. Durum böyle olunca anne ve babalar da beslenmeyi hangi şekilde konumlandıracağı konusunda biraz zorlanıyor, çocuklarının beslenmesi konusunda endişe yaşayabiliyor ve çocuğun hayat boyu beslenmesini etkileyecek hatalar yapabiliyorlar.

Peki çocuklarımızın beslenmesi için neler yapmalıyız?

Çocuğumuzun beslenmesi, onun fiziksel ve zihinsel gelişimini birebir etkiler, her çocuk yeterli ve dengeli beslenmelidir. Çocuklarımızın beslenmesinde çok dikkatli davranmalıyız, ama spekülasyonlardan da uzak durmalıyız.

Birinci Adım: Çocuğunuza sağlıklı beslenmeyi öğretin.

Sağlıklı beslenmeyi her yaşta ve her özellikteki kişinin öğrenmesi ve alışkanlık olarak yaşaması gerekir. Çünkü sağlıklı beslenme yaşam kalitemizi arttıran unsurlardan en önemlisidir. Gelecek nesillerin fiziksel ve zihinsel açıdan sağlıklı olmaları için çocuklara sağlıklı beslenme ilkeleri öğretilmelidir.

Çocuğunuzla birlikte alışverişe çıkmak, sofranın hazırlanmasında çocuğunuzun size yardımcı olmasını sağlamak ve sofrada ailece dengeli bir menü yemek sağlıklı beslenmek için önemli bir adımdır. Ayrıca çocuğunuza sağlıklı beslenmenin önemini anlatmalı, besinleri ve besin gruplarını tanımasını sağlamalısınız. Çocuklarımıza küçük yaşta iken tiyatro oyunları, oyunlar, bilmeceler ve masallar ile de sağlıklı beslenme mesajları verebileceğimizi unutmamalı ve bu konuda seçici davranmalıyız. Diğer taraftan özellikle tatilde açık büfe seçimler yapılırken çocuklarının kesinlikle kendi besinlerini seçmelerine izin vermeliler. Bu onlara özgürlük duygusu verir ve yediklerini kontrol etme güdüsünü kazandırır. Yetişkin obezitesinde temel problem beslenme biçimini bireyin kontrol edememesidir.

İkinci Adım: Kahvaltıyı ihmal etmeyin.

Gün içerisinde tüketilen her öğün ayrı bir önem taşır, düzenli ve sağlıklı beslenme için öğün atlamamak gerekir. Ancak kahvaltı, günün en önemli öğünüdür. Akşam yemeği ile sabah arasında geçen yaklaşık 12 saatlik sürede vücuttaki besinlerin tümü sindirilmekte; böylece sabah kahvaltısında tüketilen yiyecekler vücutta daha verimli kullanılarak gün için gereken enerji ve besin ögeleri gereksiniminin bir bölümünü karşılamaktadır. Okul öncesi çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimlerinin yanı sıra oyun çağında olduklarından fiziksel aktiviteleri için gerekli enerji ihtiyaçlarının büyük bölümü kahvaltı öğününde karşılanır. Bu çağdaki çocukların ihtiyacı olan besin ögeleri de öğünlerinde dengeli olarak dağılım göstermelidir.

Üçüncü Adım: Ara öğün alışkanlığı kazandırın.

Çocukların beslenme alışkanlıkları okul öncesi dönemde oluşur. Bu nedenle çocuğunuzun ara öğün alışkanlığını kazanması gereken enerji ve besin ögelerini karşılamak için büyük önem taşır. Bu nedenle, yemek aralarında şekerleme, bisküvi, çikolata gibi abur cuburlar yerine taze sıkılmış meyve suları, süt, ayran, meyve ve kuruyemiş tüketmesine ve bol miktarda su içmesine özen gösterin.

Dördüncü Adım: Riskli gıdalara ve alışkanlıklara dikkat edin.

Çocuklarda en büyük sorunlardan bir tanesi de abur-cubur tüketiminin fazla olmasıdır. Gün boyunca zamansız tüketilen aşırı şekerli ve/veya yağlı besinler, çocukların iştahını kapatarak büyüme ve gelişmeleri için gerekli olan esas besin maddelerini almalarına engel olur. Bu nedenle çocuklarınıza öğünlerden 1–2 saat önce şekerli abur cubur yiyecekler vermemelisiniz. Bu tür yiyecekler olabildiğince seyrek olmak şartıyla, ana öğünden sonra çocuğun karnı tok iken az miktarda kontrollü bir biçimde verilebilir.

Televizyon ve bilgisayar önünde geçirilen uzun ve hareketsiz saatler ve fast-food ve abur cubur tüketiminin fazla ise günümüz çocukluk çağı obezitesinin en başta gelen nedenleridir. Aileler bu iki tehlikeye çok dikkat etmelidirler.

Beşinci Adım: Çocuğunuza örnek olun.

Sağlıklı beslenme alışkanlıkları en iyi ve en kalıcı bir biçimde çok küçük yaşlarda kazanılır. Çocuğunuzun beslenme konusunda örnek aldığı ilk insanlar sizsiniz. Bu nedenle kendi beslenme alışkanlıklarınızla çocuklarınıza örnek olmanız gerekir. Evde ayaküstü besinler atıştırmak, öğün düzeninin olmaması ve sağlıksız besin tüketimi gibi alışkanlıklar çocuğunuza aynen yansır. Siz düzenli ve kontrollü bir biçimde beslenmezden çocuğunuzdan böyle bir şeyi beklemek haksızlık olur.

Ayrıca çocuğunuzun büyüme ve gelişmelerini takip etmek için çocuğunuzu düzenli olarak doktor kontrolünden geçirin ve büyümesinin izlenmesini sağlayın. Böylelikle çocuğunuzda oluşabilecek bir büyüme geriliği veya aşırı ve çok hızlı kilo alımını geç kalmadan fark etmiş ve gerekli önlemi almış olursunuz.

Altıncı Adım: Doğru besinleri ve beslenme planı tercih edin.

Çocuğumuzu beslerken yaptığımız en büyük hata doğal davranmamaktır. Birçok kişi çocuğumuzu beslerken sağlıklı beslensin diye bol posalı besler. Yetişkin beslenmesi için bol posalı beslenme programları uygundur. Ancak çocukların beslenmesinde de posanın bol miktarda yer alması yanlış olur. Çocukların günlük posa gereksinmesi yetişkinlere göre daha azdır. Kepekli ürün tüketimi ile aşırı posa alımı ise minerallerin vücuttan atımını arttırarak bir takım yetersizlikler yaratabilir. Büyüme ve gelişmeyi yavaşlatabilir. Çocuklara 5 yaşı geçene kadar kepekli ürünler verilmemeli ve günlük posa ihtiyaçları; sebze yemekleri, salata ve meyvelerden karşılanmalıdır.

Yapılan diğer bir hata ise çocuklara enerjisi azaltılmış olan "light" ürünlerin verilmesidir. Örneğin çocukların light süt içmemesi gerekir. Çünkü çocuğumuzun gelişmesi için doymuş yağ asitlerine de ihtiyacı vardır. Ayrıca çocukların doğal besinler ile beslenmesi ve böylelikle sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmaları gerekir.

Çocukların düşük kalorili zayıflama diyetleri uygulamamaları gerekir. Çünkü bu durum büyüme ve gelişmeyi duraklatır. Bu nedenle fazla kilosu olan çocuğa diyetisyen kontrolünde kendi yaşı ve özelliklerine uygun yeterli ve dengeli bir beslenme programı uygulamalı ve zevk aldığı bir spor dalına yönlendirilmelidir.

Yedinci Adım: Ödüllendirmelerden kaçının.

Çocukların ödüllendirilerek beslenmesini sağlamak da yanlış beslenme alışkanlıkları kazanmasına neden olur. Ödüllendirme yerine sağlıklı beslenmeyi öğrenmesi ve beslenmenin doğal bir ihtiyaç olduğunu anlaması sağlanmalıdır.

Sekizinci Adım: Baskı yapmayın ve eleştirmeyin.

Çocuğun tükettiği besin miktarını çevresindeki diğer çocuklar ile kıyaslamak ve bu kıyaslamayı çocuğa da lanse etmektir. Bu davranış tarzı, çocukların yemek yemekten soğumasına veya yemek yemeye aşırı düşkün olmasına neden olabilmektedir. Ve daha önemlisi kendisine olan güveninin sarsılmasına neden olabilmektedir.

Çocukla yemek konusunda tartışmak, onu sürekli yemek konusunda farklı ortamlarda da eleştirmek yapılan en büyük yanlıştır.


Gemlik Reklam