Özlem TÜRKER

Özlem TÜRKER

15-16 Haziran 1970 eylemleri Türkiye’de bugüne kadar gerçekleşen en geniş çaplı işçi eylemleridir.
17 Ocak 2017 Salı 08:48:53
2193 kez okundu.

15-16 Haziran 1970 eylemleri Türkiye’de bugüne kadar gerçekleşen en geniş çaplı işçi eylemleridir.Bu eylemler çok önemliydi fakat arkası gelmedi.Çok sayıda işçi önderi işten atıldı.Engellenmeye çalışılan kanun tasarısı TBMM’de kabul edildi.Günün şartları işçi eylemlerinin artması için elverişli değildi aslında.Bahar eylemleri de aynı önemdeydi.1989 yılında yüzbinlerce kamu sektörü işçisi sokaklara çıktı.İşçi sorun çözmedeki müthiş yeteneğini bu kez harika bir sloganda kullandı; “İşçiler Birleşin İktidara Yerleşin ! “.1990-1991 yıllarında özel sektör ve kamu işçilerinin eylemleri sürdü.2015 yılında gerçekleşen RENO da yakılan eylem ateşi farklıydı.RENO’da başlayan eylemler TOFAŞ’a oradan da çok sayıda ve farklı şehirlerdeki işletmelere yansıdı.İşçilerin ekonomik talepleriyle başlayan eylemler ,sadece ekonomik taleplerle kısıtlı kalmadı işçi sendikayı sorguladı ve işçi Türkiye gündeminde yaşanan vatanımızın karşılaştığı tehditlere karşı tepki göstermeye başladı.(RENO işçilerinin şehitlerimiz için saygı duruşu yapması ve İstiklal Marşı okuması gibi ).İşçilerimizin toplumsal olaylara karşı duyarlılıkları arttı.Görüyoruz ki rahatı kaçan oturduğu minder tutuşan işçi yavaş yavaş işverene ,sermayedar sınıfa ve vatanını bölmek isteyenlere karşı harekete geçti.

Kapitalizm 2008 yılından beri 3. Küresel krizini yaşıyor.Türkiye’de ekonomik düzen ise yağma ve talan üzerine kuruldu.Türkiye bu krizin etkilerini nasıl hissedecek hep birlikte yaşayıp göreceğiz.İş yerleri kapanıyor.İşten atılan ,ücretini alamayan işçi sayısı artıyor.Tüketici kredisi ve kredi kartı kullanımında artış söz konusu.Sağlık sisteminde halk her gün yeni bir sıkıntıyla karşı karşıya ,özellikle ücretler ve bazı ilaçları temin etme konusunda sıkıntılar yaşanıyor.Heyecanla çocuğunu masraf üstüne masraf yaparak üniversiteye yerleştiren anne-babalar okul sonrası çocuklarını işsiz görünce kahroluyor.Tüm bu sıkıntılar hepimizi özellikle işçilerimizi sıkıştırıyor.

Tüm bu sıkıntıların üstüne sendikal hakların olmadığı iş yerlerinde işçiler fazla çalıştırılıyor ve işveren onlara fazla mesai başta olmak üzere birçok haklarını vermiyor.

Sendikanın mücadeleler sonucunda girmeyi başardığı iş yerlerinde ise ; sendika ile toplu iş sözleşmelerinde anlaşmazlıklar yaşanıyor.

Hayatın sıkıştırdığı işçi, sermayedarın darbeleriyle acımasızca eziliyor.

Gemlik’te şu an 2 önemli kuruluşun işçileri mücadelede.MSC-MEDLOG LOJİSTİK’te çalışan işçiler 8 saatin üzerinde 15-17 saat kadar çalışıp ve  fazla mesai ücreti almadıkları , 1300 tl gibi düşük bir ücretle çalıştırıldıkları gerekçesiyle Gemlik’te 30 Türkiye genelinde 150 arkadaşlarıyla Nakliyat-İş Sendikası’na üye oluyor.Üye olmalarının ardından hemen ertesi gün işveren bu 30 işçiyi tespit edip işten atıyor.Gerekçe söz ile açıklanıyor işçilere” şirketimiz küçülmeye gitti”.Sendikaya üye olan işçilerimizin sayısının artmasını açıkça engelleyen işveren ,işçilere sendika konusunda adeta göz açtırmıyor.İşçilerimiz, işten atılalı 75 gün oldu.Bu süre içinde Cius Avm önünde anayasal hakları olan basın açıklaması yapmak isteyen işçiler Valilik tarafından gelen talimatla engellendi.Bunca olumsuzluk içinde MSC-MEDLOG işçileri dik duruşunu bozmadı.Gerekli davalar sendika tarafından açılmış durumda.Gemlik’teki ilk duruşma 8 Aralık’ta davalarını yakından takip edeceğiz.Kendileriyle görüştüğümde sendikalı olarak işlerine geri dönmek istediklerini söyleyen MSC-MEDLOG işçileri çok kararlı ve azimli.Her olumsuzluğu olumlu hale getirme konusunda çaba harcıyorlar ve başarılı da oluyorlar.Geçtiğimiz günlerde Gemlik Kaymakamlığı’na vekillik eden Bursa Vali Yardımcısı Sn.Mustafa Altıntaş ile bir görüşme gerçekleştirdiler.Arkasından Emniyet Müdürlüğü’ne de ziyarette bulunan işçiler Gemlik’lilerin desteğini görmek için basın açıklaması gibi etkinliklerin çok önemli olduğunu,MSC-MEDLOG çalışanlarının başka illerde açıklama yapmakta ve iş yeri önünde beklemekte sıkıntı çekmediklerini, aynı anlayışı Bursa’da da beklediklerini dile getirdiler.Önümüzdeki günlerde bu konuyla ilgili gelişmeleri hep birlikte göreceğiz.Onlar ki; damarlarında dolaşan kan değil AZİM.MSC-MEDLOG işçilerinin dayanışması görülmeye değer.Kendilerini en içten saygılarımla selamlıyorum.

Bir diğer mücadele de Azot Gübre Fabrikasında, Petrol-İş Sendikası’na üye olan işçiler tarafından yürütülüyor.İşçiler 92 gündür grevde.Toplu iş sözleşmesinde ücret konusunda anlaşmaya yanaşmayan işverenin tavrı yüzünden sendika tarafından işçiler greve çıkarıldı.PKK’nın bomba yapımında nitratlı gübre kullandığı gerekçesiyle yetkililerin ağzından nitratlı gübre üretiminin yapılmayacağı açıklandı.(Fabrikanın akıbeti ne olacak göreceğiz.Bu karar sonrası insanın aklına çok geniş çapta sorular geliyor aslında ama işçinin yaşadığı zorluğa dikkat çekmek istediğimden bu soruları başka bir yazıda soralım.)Borç harç içinde olan işçiler greve devam ediyor.Emeğin teriyle ıslanan alınlarında simdi gelecek kaygısıyla oluşmuş derin çizgiler var.Hava soğuk ama onlar aldırmıyor hakları için mücadelede olmak her zorluğu unutturuyor.Onlar ki ;alnı pak ,onurlu davalarının peşini bırakmayan, güzel insanlar.Tarihin sayfalarına Gemlik’li AZOT GÜBRE işçilerinin de haklı mücadelesi adını yazdırdı.AZOT GÜBRE işçilerine selam olsun ,haklı davanızda yanınızdayız.

İşçi sınıfını harekete geçiren ekonomik koşullardır.Fakat o uyuyan “”DEV”” , uyandığında bu toprakları ve Türk Milleti’ni yağmalayanlar; işçinin ayakları altında ezilmeye mahkum kalırlar.

Kaynak: Yıldırım Koç –Aydınlık Gazetesi Yazıları-“İşçi Sınıfı Siyasi Çözüm Arayacak”


Gemlik Reklam