Osetya BATIBAY

Osetya BATIBAY

Tatil, özellikle açık büfe yemeklerin ve kalorisi yüksek olan içeceklerin tüketilmesi bakımından kolaylıkla kilo alımına neden olabilmektedir.
20 Eylül 2016 Salı 10:34:49
1641 kez okundu.

 

Tatil, özellikle açık büfe yemeklerin ve kalorisi yüksek olan içeceklerin tüketilmesi bakımından kolaylıkla kilo alımına neden olabilmektedir. Elbette tatilde de beslenme açısından kontrolü elden bırakmamak en doğrusudur. Ancak kilo artışı olmuşsa, tatil sonrasında yeterli ve dengeli beslenmenin yanı sıra bir kaç püf noktaya dikkat etmek, tatilde alınan kilolardan kurtulmanıza yardımcı olacaktır.

Su için. Su depolanmaz, bir gün çok bir gün az içerek vücudun su gereksinimi karşılanamaz. Su; yorgunluğun giderilmesine, stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine ve uykunun düzenlenmesine yardımcı olur. Her gün düzenli olarak gerekli miktarlarda tüketilmelidir. Her gün içmeniz  gereken ideal su miktarını;  “Kilo (kg) x (30-50) ml “ şeklinde hesaplayabilirsiniz.

Lifli besinler tüketin. Değişen iklime bağlı olarak  gaz ve bağırsak tembelliği  şikayeti  yaşayabilirsiniz. Lif tüketimi; bağırsaklarınızın aktif çalışmasını devam ettirebilmesi için önemli rol oynar. Lifin yanı sıra; hareket ve su tüketimi de bağırsakların çalışmasında etkilidir.  Lif tüketimini arttırmak için günde; en az 2 porsiyon meyve , en az 1 öğün sebze yemeği ve her öğün salata veya söğüş sebze tüketilmesi önerilmektedir.

Mutlaka günlük fiziksel aktivitenizi yapın.  Asansör  yerine merdiven tercih edin. Her gün 10.000 adım atın ve fazladan 2000 adım 100 kalori yaktırır. Eğer egzersize zaman bulamayanlardansanız, dans etmenin de kalori yakmak için güzel bir yöntem olduğunu unutmayın.

Çay yerine bitki çaylarını tercih edin. Gün içinde tüketilen çay veya kahve yerine metabolizma hızlandırıcı veya bağışıklık güçlendirici  çayların tercih edilmesi; metabolizmanın hızlanması, yağ yakımının arttırılması ve bağışıklığın güçlenmesi açısından yarar sağlar. Bunun için beyaz çay, kuşburnu, adaçayı ve melisa , baharatlardan da biberiye, rezene, tercih edebilirsiniz. Metabolizmanın hızlanmasına yardımcı bu bitki çayları dışında bağışıklığı kuvvetlendirmek için de özellikle ekinezya, zencefil, zerdeçal, çubuk tarçın ve karabiberden oluşan bitki çayları hazırlayabilirsiniz.

Az kalorili ve sağlıklı atıştırmalıklar tercih edin. Soğuk havalarda artan atıştırmalık hissini daha çok şekersiz kompostolar, yağsız patlamış mısırlar, kereviz sapları, çeri domatesler veya söğüş sebzelerle bastırmaya gayret edin. Gereksiz şeker, yağ, tuz yüklü hazır gıdalardan uzak durun.  Zaten az az sık sık beslenen, yeteri kadar düzenli su içen vücut çok da fazla atıştırma isteğinde bulunmayacaktır.

Tatil dönüşü sonbahar mevsiminde yaşanan depresyona eğilimden dolayı tatlı ve yağlı yiyeceklere yönelme durumu oldukça sık görülmektedir.

Genellikle stres, üzüntü, depresyon halleri veya kadınların premenstürasyon dönemleri, beslenme bakımından kaçamakların çok olduğu dönemlerdir. Bu dönemlerde yağlı ve özellikle tatlı olan, yüksek kalorili yiyecekler oldukça cazip hale geldiği gibi, kontrolü sağlamak da pek mümkün olmuyor. Ancak bu tarz gıdaların tüketilmesi, kısa sürede mutluluk getirse de, kilo alımıyla birlikte tekrar mutsuzluk yaratabiliyor. Bu nedenle bu dönemleri sağlıklı bir şekilde atlatmak, sağlıklı yaşam için büyük bir adım sayılıyor.

Peki bu tatlı krizlerini nasıl geçiştirebiliriz? İşte altın tüyolar…

Az miktarda tüketin. Yapılan araştırmalar canı tatlı isteyen kişilerin eninde sonunda o tatlıyı tükettiğini gösteriyor. Bu nedenle canınız tatlı istediğinde az miktarda tüketmek yardımcı olacaktır. Günlük 150 kaloriyi aşmayacak bir tatlı tüketimi yeterli olacaktır.

Meyve tüketin.  Tatlı ihtiyacınızı taze veya kuru meyveler ile bu ihtiyacınızı bastırabilirsiniz. İş yeri çekmecenizde, mutfağınızda veya çantanızda şekerli atıştırmalıklar yerine kuru kayısı, kuru incir, hurma, kuru erik gibi tatlı ama sağlıklı atıştırmalıklar bulundurabilirsiniz.

Şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli olanları tercih edin. Şeker ve gofretler yerine yoğun kakaolu bitter çikolataları, hamur tatlıları ve şerbetli tatlılar yerine meyveli ve sütlü tatlıları tercih edebilirsiniz. Sütlü ve meyveli tatlıların diğer tatlılardan farkı, içeriği bakımından da besleyici olmasıdır.

Sakız çiğneyin. Aromalı olup içeriğinde şeker bulunmayan (tatlandırıcılı) sakızlardan çiğnemek, tatlı ihtiyacınızı bastırabilir.

Düzenli beslenin. Uzun süre aç kalmak, öğün atlamak gibi beslenme yanlışları tatlıya olan isteğinizi arttırabilir. Günde 4 saatten uzun aç kalmayacağınız bir beslenme planı tatlıya olan isteğinizi azaltabilir.

Destek alın… Eğer üzüntü, stres gibi duygusal durum değişiklikleri artık hayatınızda çözümlenemeyen ve sürekli tekrarlanan bir hal aldı ise bir uzmandan destek almayı düşünebilirsiniz. Unutmayın ki, hiçbir besin veya içecek hayatınızdaki problemleri çözemez.

 


Gemlik Reklam