Merve AYVALI

Merve AYVALI

Türkiye’nin toprak bütünlüğünü,bağımsızlığını hedef gösteren güncel bir konu :Sözde Ermeni Soykırımı iddiaları…
9 Haziran 2016 Perşembe 14:38:45
2534 kez okundu.

Türkiye’nin toprak bütünlüğünü,bağımsızlığını hedef gösteren güncel bir konu :Sözde Ermeni  Soykırımı iddiaları… Soykırım kavramı  Birleşmiş Milletler Genel Kurulu  9 Aralık 1948 tarihinde aldığı kararla imzaya açılmış Türkiye ise bu sözleşmeyi  23.03.1950 tarihinde çekince koymaksızın onaylamıştır Ayrıca BM sözleşmesi bu konuda yargılamada bulunma hakkını sadece söz konusu ülkenin ceza mahkemesi ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne vermiştir. Yani 1915 olayları için karar verecek yetkili makam Alman Meclisi değildir! Alman Meclisi yetkisini aşmıştır.Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de bir kararı bulunmaktadır. Doğu Perinçek-İsviçre davası buna en somut örnektir ve kafa açıcıdır. Doğu Perinçek 2005 yılında İsviçre’de yaptığı açıklamalarda “Ermeni Soykırımı Emperyalist Bir Yalandır!” sözlerinden dolayı “ırkçı söylemler” nedeniyle mahkum olmuş ve konu AİHM’in 2. Dairesi’ne kadar gelerek Perinçek haklı bulunmuştur.İsviçre ise kararı Büyük Daire’ye taşımıştır.Büyük Daire kararı onamış ve İfade özgürlüğü kapsamında değerlendirmiştir .Büyük Daire ,1915 olaylarının Holokost ile karşılaştırılması mümkün değildir  diyerek önemli bir içtihat olarak tarihteki yerini almıştır.Büyük Daire’nin kararları kesin ve bağlayıcıdır.

Avrupa Adalet Divanı ise, Avrupa Parlamentosu’nun 1987’de aldığı soykırım konusundaki kararı üzerine açılan davada, politik kurumların bu konuda karar alamayacaklarına hükmetmiştir.Yani bir hükümet,belediye,kurum ve kuruluşlar böylesine önemli ve büyük bir suçlamayla ilgili karar alamazlar.

 Yani Soykırım kararı almaya yetkili makam Alman Meclisi değildir! İsviçre mahkemeleri değildir! İzmir’in belediyesi değildir! Bursa’nın kuruluşları değildir! Alman meclisi AİHM kararını çiğnemiştir.Yargı yetkisini gasp etmiştir. Alman meclisi Uluslar arası hukukun gereklerini yerine getirmelidir.

Soykırım suçu Uluslar arası suçlar kapsamında yer almaktadır. Suç tanımında ise bir planın icrası suretiyle milli,etnik,dini ve ırki grubun tamamen veya kısmen yok edilmesi yer alır.(TCK m.76)Basit bir insan öldürme suçu değildir.Yok etme niyeti kanıtlanmalıdır.

Sözde Ermeni Sorunu tarihsel olarak çökmüştür.Türkler 1.Dünya Savaşı’nda uğradığı emperyalist saldırılara karşı vatanını savunmuştur.Bunu sadece Türkiye değil Ermenistan’ın ilk başbakanı Ovanes Kaçaznuni 1923 yılında Bükreş’te Taşnak Partisi’nin toplantısında sunduğu raporla dile getirmiştir. Kaçaznuni “ …Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin milli mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. Türklere karşı ayaklandık ve savaştık. Sevr Antlaşması gözümüzü kör etmişti. İsyanımızın temelinde İtilaf devletlerinin bize vaat ettiği büyük Ermenistan hayali vardı. Ama biz hiçbir zaman devlet olamadık... “ sözleri yer alır .İşte bu sözler  gerçeklerin ta kendisidir.Türkiye emperyalizme karşı Vatanını savunmuştur.Tarihsel gerçeklik ortadadır ve nettir.Ancak siyasal açıdan da aynı gerçeklikle taçlandırılmalıdır.Bunun için de Almanya’nın kararının iptali için tüm yollar denenmelidir.Avrupa Konseyi’ne iptali için başvurulmalıdır,Birleşmiş Milletler tarafından itiraz edilmelidir.Türkiye komşu ülkelerle ittifakta bulunmalıdır.En önemlisi Türk Milleti topyekun mücadele etmelidir. Hiçbir güç Vatanını savunmanın soykırım olduğunu Türk milletine kabul ettiremeyecektir.


Gemlik Reklam