Özlem TÜRKER

Özlem TÜRKER

Yıkılmak üzere olan bir imparatorluk…..Yüz yıllar boyunca büyük savaşlarla topraklarını genişletmiş büyük imparatorlukta hızlı bir gerileme dönemi başlamıştı...
9 Mayıs 2016 Pazartesi 23:12:36
2028 kez okundu.

 

Yıkılmak üzere olan bir imparatorluk…..Yüz yıllar boyunca büyük savaşlarla topraklarını genişletmiş büyük imparatorlukta hızlı bir gerileme dönemi başlamıştı.Gerilik toplumun her kesiminde yakından hissediliyordu.İmparatorluğun  yöneticileri ; atı,danayı,eşeği sayıyor defterlerine kayıt ediyorlardı ama ‘kadın ‘ sayılmıyordu.Kadını saymaya değer görmeyen zihniyet,1920 ‘li yıllarda dahi mecliste aynı geriliği haykırıyordu.Evet Cumhuriyet öncesinde Türkiye’deki gerilik en çok kadını boğuyordu.

Osmanlı  Devleti;Fransız Devriminin etkisiyle Tanzimat’tan sonra Meşrutiyetle birlikte batıya açılma hareketleriyle gerek devlet gerek toplum yapısında çağdaşlaşma yolunda bir adım atmıştır.Fakat asıl kararlı dönüşüm Milli Kurtuluş Savaşının kazanılması ile başlamıştır.Kurtuluş savaşı ardından Cumhuriyet ilan edilmiş ve aralıksız devrimler dönemi başlamıştır.Atatürk Devrimleriyle , şeriattan laikliğe bir yol haritası çizilmiştir ve laik devlet düzeni adım adım yaşama geçirilmiştir:

  • Devletin Laikleştirilmesi
  • Hukukun Laikleştirilmesi
  • Eğitimin Laikleştirilmesi
  • Kültürün Laikleştirilmesi

Amasya ,Erzurum ve Sivas kongreleri ile ‘ ulusun kendi kaderini kendisinin belirlemesi ‘ ilkesi benimsendi….

23 Nisan 1920 ‘de ‘ egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur’ ilkesi benimsendi…

5 Şubat 1937 ‘de anayasada yapılan değişiklikle devletin cumhuriyetçi,milliyetçi,halkçı,devletçi,laik ve devrimci olduğu hükmü anayasaya konulmuştu,böylece devlet laikleştirildi.

8 Nisan 1924 ‘de Şer’i Mahkemeleri kapatıldı…

30 Kasım 1925’te Tekke ve Zaviyeler kapatıldı…

17 Şubat 1926’da Türk Medeni kanunu kabul edildi ,Medeni Kanun ile ülkemizde hukuk birliği sağlanmış oldu.Anayasanın 10. Ve 11. Maddelerinde değişiklik yapılarak ‘’ her Türk erkek ‘’ için tanınmış seçme ve seçilme hakkı ‘’ erkek ‘’ sözcüğü çıkarılarak kadın erkek tüm yurttaşlara eşit olarak tanınmıştır.Böylece hukuk laikleştirildi.

3 Mart 1924 Tevhid-i Tedrisat kanunu getirildi…

26 Aralık 1925 Uluslar arası Takvim ve Saat kabul edildi..

24 Mayıs 1928 – 1 Kasım 1928 Latin Rakamları ve Latin Alfabesi kabul edildi…

1 Ağustos 1933 Üniversiteler kanununun çıkarılmasıyla Darulfunun kaldırıldı.Böylece eğitim laikleştirildi.

Kültürde laikleştirilme yapılırken her zaman kadın erkek eşitliği göz önünde bulundurulmuştur…

Cemaat yapılanmaları ortadan kaldırılmış yerine ‘’ yurttaşlık’’ kavramı getirilmiştir…

Sanat toplumun can damarı kabul edilerek,çağdaş resim ,müzik desteklenmiştir.Özellikle kadınların bu toplumsal kalkınmanın ön saflarında olması devlet eliyle sağlandı.Böylece kültür de laikleştirildi.

Laiklik; eğitimin,devlet yönetiminin,kısacası toplumsal hayatın akla ve bilime dayandırılmasıdır.Laiklik ilkesi topluma ulusal bağımsızlık, yurttaşlara özellikle kadınlara özgürlük ve aynı topraklarda yaşayan halklara millet olma bilinci sağlar.Yani Laikliğin özü millettin egemenliğidir !

Hukuken ise laiklik ; kanun yapıcının dini kurallardan etkilenmeden sosyal yaşamı düzenlemesi anlayışıdır.Yani din ve " dünya işlerinin " tamamen birbirinden ayrılmasıdır.

Nereden bakarsak bakalım laiklik  demek özgürlük demektir,laiklik demek millet demektir,laiklik demek aklı hür vicdanı hür bireyler olmak demektir,laiklik demek çağdaş Türk kadını olmak demektir.

Özgür düşüncenin ,kadın haklarının güvencesi olan laikliğin korunmasına çok ihtiyaç duyduğumuz günleri yaşamaktayız.Yüz yıllardır bu topraklarda özgür yaşamak için mücadele etmiş şehitlerimizi ,aydınlarımızı ,gençlerimizi yetiştiren anaların; ilan edildiği günden beri dört elle sarıldığı laikliğin kanımızın son damlasına kadar savunucusu olacağız.

ALINTI :

  •          Eski dönemlerde bir başbakan saç traşı olmak için berbere gitmiş.
  •          Berber sormuş :    - Başbakanım laiklik hakkında ne düşünüyorsunuz?
  •          Başbakan duymazdan gelmiş.
  •          Berber beş dakika sonra yine sormuş :    - Laiklik hakkında ne düşünüyorsunuz ?
  •          Başbakan yine duymazdan gelmiş.
  •          Berber beş dakika sonra tekrar sorunca  :    - Laiklik hakkında ne düşünüyorsunuz diye Başbakan sinirlenmiş ve :    - Sana ne ulan laiklikten ….. sen işine bak diye azarlamış adamcağızı
  •          Berber de gülerek karşılık vermiş :    -  Öyle demeyin Başbakanım … Laiklik sözünü duyunca saçlarınız diken diken oluyor … Daha kolay kesiyorum .

 

Laiklik sözünü duyunca ister tüm saçlarınız diken diken olsun J ister gözleriniz yuvalarından fırlasın J ister öfkeden deliye dönün , ilk önce biz kadınlar laikliğin en önemli savunucusu olacağız.

UNUTMAYIN ! KADINLAR LAİKLİĞİN KALESİDİR !


Gemlik Reklam