Merve AYVALI

Merve AYVALI

20 Nisan 2016 tarihinde Türkiye’nin dikkatle izlediği akıllardan çıkmayacak bir dava görüldü...
5 Mayıs 2016 Perşembe 22:51:23
3684 kez okundu.

20 Nisan 2016 tarihinde Türkiye’nin dikkatle izlediği akıllardan çıkmayacak bir dava görüldü. Karaman’da Ensar Vakfı ile Karaman İmam Hatip Okulu/ Lisesi Mezunlar Derneği’nin (Kaimder) kaçak yurtlarında 10 erkek çocuğuna cinsel istismarda bulunan öğretmen M.Büyüktürk’ün mahkemesi.. Bu dava özellikle biz gençler için büyük bir önem taşıyor. Çünkü son 10 yıldır ülkemizde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar özellikle çocuklar ve kadınlarda büyük bir artış gösterdi. Matematik öğretmeni tarafından tecavüze uğrayarak intihar eden 17 yaşındaki Cansel,otobüste tek başına olduğu için iki kişi tarafından tecavüz edilerek yakılıp dereye atılan Özgecan Aslan, Elazığ’ın bir köyünde yıllarca tecavüze uğrayan bir çocuk ve daha saymakla bitmeyecek nice ölümler,tecavüzler..

Hafızalarımıza kazınan bu dehşet verici olaylardan sonra Ensar Vakfının yurtlarında 45 erkek öğrenciye tecavüz edilmesi ise vicdanlarımızın bile değerlendiremediği bu korkunç durumu hepimizin gözleri önüne seriyor. Duruşma sırasında M.Büyüktürk , ”Çocukların sınav dönemlerinde, onları teselli etmek için yanlarına yatıyordum.Çocuklara yönelik cinsel istismarda bulunmadım.Hayvanlarla ilgili müstehcen görüntüleri ise Fen Bilgisi dersi kapsamında youtubedan canlı üremesiyle ilgili belgesel izlettim.” İfadelerini kullanarak polise verdiği ifadesini değiştirmiştir. Bu ifadeler eminim hepimizin aklına şunu getirir ;Türkiye’de yaklaşık 80 ilde 160’a yakın şubesi bulunan Ensar Vakfının yurtlarında hep aynı mantıkla mı işler yürüyor ? Yani çocukların sınav kaygılarını yenmeye çalışmak varken yanlarına yatarak veya üremeyi okulda bilimsel olarak değil de müstehcen görüntülerle çocuklara izleterek mi yürüyor işler? Eğer öyleyse vay halimize. Eğer öyleyse Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu ‘nun Ensar Vakfı'na sahip çıkarak bir kereden bir şey olmaz sözleri bile kafi gelmeyecektir sizleri aklamaya.

Bizleri yönetenlerin ağızlarından çıkan bu cümleler ise yaşanan tüm bu olaylara davetiye çıkarmıştır; hamile kadın sokağa çıkmasın, kadın kahkaha atmasın,kadınların konuşacağı yer ayrı, erkeklerin ayrı ,mini etek giyen tecavüze davetiye çıkarır,7 yaşındaki kızla evlenilir ,Hepimiz Ensar’ız …Ülkemizde maalesef 10 yıldır bu söylemler sık sık gündeme getirilerek toplumumuz gittikçe orta çağ karanlığına dönüşüyor. Durumu tespit etmek elbette önemlidir ancak yeterli değildir .Çözümü bulmak ise elzemdir. Çözüm noktasında Laiklik bizim su gibi ihtiyacımızdır. Sorunlarımızın devasıdır.Laiklik insanların güvencesidir.Laiklik yoksa insanca yaşam da olmayacaktır. Kadınlar ve çocuklar ancak laik bir toplumda özgürce yaşayabilir.Ancak laik bir toplumda ahlaklı bir yaşam sürdürülebilir.

Tarikatlara,cemaatlere kapıları açan , laikliği ortadan kaldırmaya çalışan uygulamalara izin vermeyeceğiz.Laikliğe ,Cumuriyetimize dört elle sarılacağız.


GemlikLife