Eren YETER

Eren YETER

Tarih sahnesine çıktığımız andan itibaren ne badireler ne hadiseler atlattık milletçe...
24 Nisan 2016 Pazar 00:08:00
1422 kez okundu.

Tarih sahnesine çıktığımız andan itibaren ne badireler ne hadiseler atlattık milletçe.Zorluklarla yoğrulup, savaşlarla sınanıp alnımızın akıyla gün gibi usulca doğduk. Ayak bastığımız yağız toprak kutsaldı bizim için. Kurulurdu otağımız obamıza. Alplerimiz meydanı boş bırakmaz, kuş uçurmazdı kervanlarda. Şahin gözlerle dört bucak izlenir, aslan kükremesiyle yer gök inletilirdi. Baş tacı kadınlarımız Allah'ın en güzel hediyesiydi. Üzecek olsa dilimiz ses etmez, vuracak olsa elimiz kıpırdamazdı.

Aç milleti doyuran,çıplakları kuşatan kağanlarımız vardı. Töreyle adaleti savunup mazlumun yanında olan divanlarımızda hakkın tecellisini elden bırakmayan sükunet yatardı. Toylarımız, sevgiye açılan koşuklar, coşkuyla donatırdı sevincimizi.Acı da kenetlenip tek yürek olurduk. Yuğ törenlerimizde ağıtlarla iç yakan söyleşilerimiz çalınırdı bam telimize.

İnsanoğlu, şeytanın bir fısıltısına itimat edince olanlar oldu. Obamız, yuvamız dağıldı. Belki boyunduruklar altında kaldık. Lakin bağımsızlık ilkemiz, vatan sevdamız, at kanadımızdı. İstiklali feda etmeyi gülünç ve utanç bulurduk. Onun içindir ki baktığımız her bucakta, bastığımız her toprakta il kurduk. Özgürlüğü içimizde bulup dışa aksettirdik. Asla boyun eğmedik, diz çökmedik. Aman dileyene de kılıç kaldırmadık.

Kurtuluş Savaşı'nı yediden yetmişe, kadınından erkeğine tüm milletçe cansiperane şekilde verdik. Anadolu'daki amansız mücadeleler, Kafkasya'nın soğuğunda buz tutmuşçasına alevlenen yürekler ve  asrın mucizesine imza atan neferlerimizle  yeniden doğuşumuzun miladını yazdık. Bir devrin battığı, ruhun arşa çıktığı Çanakkale'den geçit vermedik.

Zaman pusuda yeni bir devletin kurulmasını beklercesine, göklerden gelen nidalar haber verircesine şanlı ülkemizin temellerini attık. Ordu millet anlayışının yegane sesi olan atalarımızın cefakar duruşu,fedakar oluşu sayesinde bugünlere geldik.

Bugün dünden biraz farklı biraz devşirme de olsa yine benzer oyunlarla üzerimize kara bulutlar seriliyor. İçten ve dıştan birtakım düzenbazlıklarla kimliğimizi unutturmak, saç baş yoldurmak,kardeşi kardeşe kırdırmak, gözyaşımızı sel misali akıtmak, umudumuzu kurutmak gayesindeler. Şu bir gerçek ki kararan gün yeniden ağaracak, güneş daha ihtişamlı doğacak, kendi tuzaklarında,karanlık kuytularında boğulacaklardır.

Şimdi, yarınımızda daha da güçlü olabilmenin, dimdik ayakta durabilmenin, kirli kumpasları temizlemenin yolu ecdadımızı tanımaktan,çalışıp çabalamaktan geçer. Geçmişin hatalarından ders çıkarıp, geleceğimize emin adımlarla yürüyüp hoşgörüyü, kardeşliği, sevgiyi taşımak gerekir. Gün birlik olma, dirlik olma, sımsıkı bağlanma günü. Gelin hep birlikte teröre, zalime, zulme karşı el ele verip güçlü kalabalıklarla hainlere geçit vermeyelim. Gazi Mustafa Kemal' in de dediği gibi unutmayalım ki;

Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.


Gemlik Reklam