Merve AYVALI

Merve AYVALI

Her gün haberlerde sıkça rastladığımız ancak yanı başımızda bizzat tanık olduğumuz ,duyduğumuz, bir konu. Madde bağımlılığı...
11 Nisan 2016 Pazartesi 03:28:39
2617 kez okundu.

Her gün haberlerde sıkça rastladığımız ancak yanı başımızda bizzat tanık olduğumuz ,duyduğumuz, bir konu. Madde bağımlılığı...

Birçoğumuzun " insanlar neden uyuşturucu kullanır? " sorusu hakkında az çok fikri vardır. Genellikle de bu fikirler şöyledir; kendini topluma ait hissetmemek, aile içi sorunlar,ekonomik-sosyal çevrenin etkisi ve baskısı, hayatın getirdiklerine bağlı olarak oluşan stres ve uyuşturucu maddelere duyulan merak. Bu saydıklarımız madde bağımlılığının sebeplerindendir elbette ancak yeterli değildir ve sorunu çözmekte bizi eksik bırakır, yanıltır. Bunu anlamamız için öncelikle kökenine bakmak gerekiyor.Madde bağımlılığının kökeni Endüstri devriminden çok önceleri dayanır. Hatta 1940 'lardan önce dünyada sayılı yerlerde üretim ve kullanım yapılmaktaydı. Ulaşım ve teknolojinin gelişmesi ve dünya savaşlarının çıkmasıyla kültürler arası etkileşimlerin oluşması ve toplumsal kültürün şekil değiştirmesiyle uyuşturucu tüm dünyaya yayılmaya başladı ve önemli bir ticaret kaynağı haline getirildi . Önceleri sadece belli başlı madde türleri varken yeni buluşlarla, kullanım yollarındaki kolaylıklarla ve tabi ki pazarlama imkanının artmasıyla daha da karmaşık bir durum haline geldi. Gelelim Türkiye'ye... Türkiye’de ise son 15 yıldır uyuşturucu kullanımında çıta oldukça yükselmiştir. Artık sadece uyuşturucu ticareti için geçiş ülkesi olmaktan çıkıp bir yatak ,cevher konumu haline gelmiştir .Gemlik işte tam bu noktada en geniş çemberi oluşturmaktadır. Her gün aldığımız intihar ,cinayet , kavga haberlerinin neresinden bakarsak bakalım içinden uyuşturucu çıkıyor.

Gün geçtikçe uyuşturucudan her gün bir kişi daha ölüyor,öldürülüyor veya öldürüyor .Eğer bu soruna çözüm üretilmezse bu tür sorunlar daha da artacak, nice umutlar yitirilecek , özellikle de gençlerin barınamayacağı bir toplum düzeni oluşacaktır . Bizler tam da bu noktada yani insanı topluma,üretime, kendisine,arkadaşlarına yabancılaştıran bu kültüre karşı savaş açıyoruz .Bu düzenin rekabete dayalı ahlakına karşı kendi üretkenliğimizi ,umudumuzu, sevgimizi, çalışkanlığımızı,arkadaşlığımızı koyuyoruz ....Bizler sorumluluk alıyoruz .Sorumluluklarımızın bilinciyle hareket edecek ve bu kirli çürümüş sistemin biricik kaynağı uyuşturucu problemini milletimizin üzerinden atacak iradeye sahibiz.

Yazıda hep bizler diyorum; kastettiğim gençler,sizler,kitle örgütleri, devletin tüm resmi kurumları,spor kulüpleri,partiler.. Bu irade ancak birlik olmakla sağlanır.Kendimize güvenerek koordineli bir şekilde hareket ederek sağlanır . Bu yüzden Gemlik Kent Konseyinin kurmuş olduğu uyuşturucuyla mücadele komisyonunu gayet olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz. Ancak bu komisyonda bir çok kitle örgütünün,derneklerin,spor kulüplerinin, halkın,gençlerin olmaması ise dikkatimizi oldukça çekiyor. Bu sorun ancak ortak akılla hareket halinde çözümlenebilir aksi halde kararlar alınır uygulanır -uygulanmaz olduğumuz yerde sayarız. Gençliğin bu konuda somut önerileri vardır. Temel sloganımız ise "Yaşa" . Yani sistemin bize sunduğu bu hayatın dışında başka bir hayat vardır ve bu hayatta da uyuşturucuyla mücadele vardır.

Bu mücadelemizde bilim,müzik, tiyatro,tarih,dans,resim,sanat kısaca kendi yeteneklerimiz ve kendimizi keşfedeceğimiz bir dünya bir yaşam vardır. Uyuşturucuya karşı "mücadelenle " Yaşa ! Uyuşturucuya karşı "bilimle " yaşa ! Uyuşturucuya karşı "sanatla" yaşa! Uyuşturucuya karşı "müzikle " yaşa !


GemlikLife