Mustafa Emre ÖZGEN

Mustafa Emre ÖZGEN

“İLK OLARAK İLÇEMİZDEKİ GAZETECİLERİN BİRBİRİNE KARŞI OLAN “HESAP SORACAĞIZ, HADLERİNİ BİLDİRECEĞİZ, O ZATEN ŞU PARTİDEN, BU ZATEN BU PARTİDEN, ONUN ARKASINDA O VAR, BUNUN YANINDA ŞU VAR, ÖNÜM, ARKAM, SAĞIM, SOLUM EBE” TAVRINI DERHAL BIRAKMASI LAZIM.”
14 Eylül 2015 Pazartesi 13:14:19
1183 kez okundu.

“İLK OLARAK İLÇEMİZDEKİ GAZETECİLERİN BİRBİRİNE KARŞI OLAN “HESAP SORACAĞIZ, HADLERİNİ BİLDİRECEĞİZ, O ZATEN ŞU PARTİDEN, BU ZATEN BU PARTİDEN, ONUN ARKASINDA O VAR, BUNUN YANINDA ŞU VAR, ÖNÜM, ARKAM, SAĞIM, SOLUM EBE” TAVRINI DERHAL BIRAKMASI LAZIM.”

Gemlik’te şüphesiz benden çok daha tecrübeli gazeteci büyüklerim var.

Çok kıymetli ağabeylerim var.

Beş para etmez yüzsüzler var.

Saygı duyduğum, sevdiğim, düşüncelerine değer verdiğim insanlar var.

Var yani, yerel basınımız aslına bakarsanız oldukça renkli. Bunu kinaye olarak değil, gerçek anlamda, kelimenin birebir karşılığında kullanıyorum.

Henüz öğrenciyken, “Gemlik’te uygun iş ortamı yok, Bursa’ya yönelmen lazım” diyenler çok fazlaydı. Ben inatla Gemlik’te çabaladım (yöneldik de ne oldu, maaş bile alamadık doğru dürüst).

Çünkü yaşadığım ve yaşamaktan mutluluk duyduğum yer burası.

Fakat yıllardır anlam veremediğim nokta var, gittikçe büyüyen, gelişen Gemlik’te çalışan gazetecilerin, birbirinden kopuk, gergin bir tel üzerinde ilerleyen, bir süre sonra insanı boğan ilişkilerini şaşkınlıkla izliyorum.

Zaten kısıtlı sayıda insan var.

Bunlardan kaçı birbiri ile iyi geçinen, anlaşan kişiler?

Bir ya da iki tanesi…

ÖZGÜN İÇERİK SIKINTISI YAŞANIYOR

Gemlik’te bir gazete açıp okumaya başladığında, artık ortalama bir vatandaşa bile ilgi çekici hale gelmeyen içerikle karşılaşmaktan sıkılan yüzlerce insan olduğunu düşünüyorum.

Geçenlerde yakın bir arkadaşımla sohbet ediyoruz. Konu yerel basın. En son ne zaman bir Gemlik gazetesini açıp okuduğunu sordum, hatırlamıyor. Neden dedim, “protokol ziyaretlerinden, ticarethane açılışlarından başka bir şey yok gazetelerde, kendini takip ettirecek, okunacak içerik üretilmiyor ki artık” şeklinde bir cevap aldım.

Yanlış mı?

GÜÇLÜ BASIN, GÜÇLÜ GEMLİK

Yanı başımızda Orhangazi var. Nüfusu bizden düşük, yerel basını bizden kat be kat daha güçlü. Tabi Orhangazi’nin iç dinamiklerini bilemem fakat Gemlik için söyleyebileceğim birkaç şey var.

İlk olarak ilçemizdeki gazetecilerin birbirine karşı olan “hesap soracağız, hadlerini bildireceğiz, o zaten şu partiden, bu zaten bu partiden, onun arkasında o var, bunun yanında şu var, önüm, arkam, sağım, solum ebe” tavrını derhal bırakması lazım.

Yapılması gereken bir diğer şey ise, Gemlik’teki gazetecilerin, yan yana değil, bir arada olması. Artık birbirilerine uzaktan bakıp açık yakaladıkları anda eleştiri yağmuruna geçen kişilerin, ortak çıkarlarını savunmaya özen göstermeleri gerekli.

Neden ilçemizde gazetecilerin bir meslek örgütü olmasın (varmış aslında, ama kağıt üzerinde).

Neden burada politika basına değil de, basın politikaya yön veremesin.

Son olarak olması gereken, mutlaka, particilik ve bireycilik anlayışının değil, Gemliklilik anlayışının ön plana çıkarılarak gazetecilik yapılması gerektiği. Her kim ve ne olursa, hangi taraftan olursa olsun.

Doğruya doğru, yanlışa diyebilmenin şartları yaratılmalı.

***

Güçlü basın, güçlü sivil toplum, güçlü Gemlik demektir.

Görmek istediğim görüntü bu, sizin değil mi?


Gemlik Reklam