Haber: Feyzi SARIKAYA Saadet Seçim Startı Verdi
A+ A-
3 Kasım 2014 Pazartesi 22:07:09
Başkent Ankara’da üç günlük bir buluşmayla il ve ilçe başkanlarını toplayan Saadet Partisi, “Şuurlanma, Çelikleşme ve Üretim” sloganı ile seçim startını verdi.

Toplantıya Saadet Partisi Gemlik İlçe başkanı Ahmet Vakkas Yıldız’da katıldı. Yıldız çok önemli olan bu toplantıyla ilgili “ Toplantımız gerçekten çok başarılı geçti tüm genel başkan yardımcılarımız konularıyla ilgili çalışmalarını bizlerle paylaştı. Tek amaç ülkemizin bulunduğu sıkıntılardan nasıl kurtulacağıydı.  Genel Başkanımız Prof. Dr. Mustafa Kamalak’ın yapmış olduğu konuşmayı Gemlik kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bilisin ki bu ülkenin tek çaresi Milli Görüş ve Milli görüşün tek partisi Saadet Partisi’dir.” Dedi. 

Prof. Dr. Mustafa Kamalak’ın yapmış olduğu konuşma;

Milli Görüş, Türkiye Tarihine Damga Vurdu


Kamalak, Türkiye’nin son yarım asırlık tarihinde millet adına, hizmet adına ne varsa altında hep Milli Görüş’ün imzası olduğunu hatırlattı. “Ülkemizde son yarım asırlık millete hizmette Milli Görüş erlerinin, heyecanı, aşkı, emeği ve alın teri vardır. Toplu iğne bile yapılamayan bir dönemde, MSP ile başlattığımız Ağır Sanayi Hamlesi vardır. Diyarbakır’dan Edirne’ye, Sinop’tan Mersin’e kadar, Türkiye’yi bir uçtan bir uca saran Milli Görüş’ün kurduğu şeker fabrikaları, makina fabrikaları, çimento fabrikaları, yem fabrikaları, kâğıt fabrikaları, fabrika yapan fabrikalar vardır. Gümüş Motor Devrimi, Seka’lar, Aselsan’lar, Taksanlar, Tümosanlar, Denk Bütçe, Havuz Sistemi, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir dünya’nın habercisi olan D-8’ler vardır. 1699 Karlofça Anlaşmasından bu yana, Müslümanların, Batı’ya karşı kazandığı tek zafer olan Kıbrıs Barış Harekâtı vardır. Bütün dünya karşısına dikildiği halde, “Bana ne Amerika’dan!” diyebilen bir Necmettin Erbakan vardır. Peki,  ne yoktur? Onu da söyleyeyim. Hiçbir Milli Görüş iktidarında yetim hakkı yiyen bir bakan yoktur.” dedi.  Bugün Türkiye’mizi, yönetimleri ve halkı kanserli bir ur gibi saran yolsuzluk ve rüşvet olaylarına değinen Kamalak, “Bakınız; Milli Görüş bu ülkede, defalarca hükümet oldu. Defalarca koalisyon ortağı oldu. En önemli bakanlıkları yönetti. Yerel yönetimlerde iktidara geldi. Peki soruyorum? Ne belediyelerimiz hakkında, ne de bakanlarımız hakkında bir tane şaibe duydunuz mu? Bir tane usulsüzlük gördünüz mü? Bir tane yolsuzluk imasına şahit oldunuz mu? Hayır… Hayır… Hayır… Hiçbir Milli Görüş iktidarında tek kuruşluk yolsuzluk göremezsiniz! Çünkü biz, Milli Görüşçüler, yola çıktıklarımızı yolda bulduklarımızla değiştirmedik. İnanç ve idealizimizi terk etmedik. Davamızı satmadık. Gizli kapaklı işler çevirmedik.” dedi.

Düşen,parçalanan her bir İslam ülkesi israil’i hedefine yaklaştırıyor


İktidarın “Tezkere Politikası”na değinen Kamalak, “Tarihten ders alın. İttihat ve Terakki’nin düştüğü gaflet ve hataya siz de düşmeyin. İttihat ve Terakki de tıpkı sizin gibi başlangıçta medya, sermaye ve hatta âlimlerin her türlü desteğini alarak iktidara gelmişlerdi. Ancak maceraları, 600 yıllık bir imparatorluğun çöküşüne neden oldu. Şimdi aynı oyun oynanıyor: Türkiye’yi bölmek, parçalamak istiyorlar. Hem de Eş başkanlığını yaptığınız Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile. Oysa BOP, Büyük İsrail Planı’dır. BİP’in nihai hedefi ise Türkiye’dir. Türkiye’nin parçalanmasıdır. Düşen, bölünen her İslam ülkesi İsrail’in bu hedefe bir adım daha yaklaştığını göstermektedir. Delil mi istiyorsunuz? Ne delili… Haritasını bile çizmişler, haritasını!” diyerek, (Amerika tarafından çizilen 2006 yılında Roma’daki bir NATO toplantısında Amerikalı albayın Türkiye’nin Doğu parçasına bölünmüş gösteren harita) haritayı gösterdi.
 İktidara ‘U Politika’ Uyarısı
“İktidar sahiplerini uyarıyorum. Dış politikanız bütünüyle yanlıştır. Hatta bir faciadır. Türkiye hiçbir zaman bugünkü kadar yalnızlığa itilmemiştir. Hiç bir zaman Dünya’da bu kadar yapayalnız kalmamıştır.” diyerek, Hükümetin Irak, Libya, Mısır, Suriye, IŞID, Tezkere ve “Eğit-Donat” politikalarının yanlış olduğu, söylemleriyle eylemlerin birbirini tutmadığını ve sürekli “U” dönüşü yaptığını kaydetti. İktidarın “Tezkere Politikası”na değinen Kamalak, “Türk askerleri hangi yabancı ülkelere gönderilecektir? İsrail’e, Rusya’ya mı? Hayır! Suriye’ye ve Irak’a gönderilecektir. Niçin? Tabii ki savaşmak için. Yani Müslüman öldürmek için! Öte yandan yabancı askerler de Türkiye’ye gelecekmiş? Muhtemeldir ki Türkiye, Suriye ile savaşa tutuşacaktır. Ancak karşısında, Suriye’nin yanı sıra İran ve Rusya’yı bulacaktır. İşte o zaman Türkiye, NATO’ya mecbur kalacaktır. Ey İktidar sahipleri! Hükümeti uyardı. Kamalak, “Tarihten ders alın. İttihat ve Terakki’nin düştüğü gaflet ve hataya siz de düşmeyin.” diyerek, İttihat ve Terakki de tıpkı sizin gibi başlangıçta medya, sermaye ve hatta âlimlerin her türlü desteğini alarak iktidara gelmişlerdi. Almanların tahrik ve teşvikleriyle Osmanlı’yı yeniden ihya için yola çıkmışlardı. Ancak maceraları, 600 yıllık bir imparatorluğun çöküşüne neden oldu. Şimdi aynı oyun oynanıyor: Türkiye’yi bölmek, parçalanmak istiyorlar. Hem de Eş başkanlığını yaptığınız Büyük Ortadoğu Projesi(BOP) ile. Oysa BOP, Büyük İsrail Planıdır. BİP’in nihai hedefi ise Türkiye’dir. Türkiye’nin parçalanmasıdır.  Düşen, bölünen her İslam ülkesi İsrail’in bu hedefe bir adım daha yaklaştığını göstermektedir. Delil mi istiyorsunuz? Ne delili… Haritasını bile çizmişler, haritasını!” diyerek, Amerika tarafından çizilen 2006 yılında Roma’daki bir NATO toplantısında Amerikalı albayın Türkiye’nin Doğu parçasına bölünmüş gösteren haritayı gösterdi.

Milletin geleceğini kumar masasına sürmeyin!


İktidar da, yanlış üstüne yanlış yaparak, belki farkında bile olmadan bu ihanete hizmet ettiğini kaydeden Kamalak, “Ey Davutoğlu, neyi eğitip donatıyorsunuz? Sizin bu politikanız, bir komşu ülkede, mesela Suriye’ye de, diyelim Rusya ile birlikte Türkiye’deki muhalifleri eğitip silahlandırma hakkını vermez mi? Sizin bu tutumunuz komşu ve kardeş ülkelere ne kazandırır. Ne olur, Milletin geleceğini, kumar masasına sürmeyin.” Dedi.

Çözüm, Apo’yu Meclis’e taşımak mıdır?


Türkiye’nin iki yılı aşkın bir süredir, sihirli bir kelime ile, “Çözüm Süreci” ile yatıp, “Çözüm Süreci” ile kalktığını hatırlatan Kamalak, “Peki, nedir bu çözüm süreci? Bilen var mı? Açılım süreciyle iktidar misalen, Güneydoğu’yu “Özerk Bir Bölge” haline getirmeyi mi planlıyor? Yoksa ABD’nin çizdiği harita gibi orada “Ayrı Bir Devlet” mi düşlüyor? Genel bir afla Öcalan için siyaset yolunu açmayı mı hesaplıyor? Aranızda bir bilen var mı? Yok? Süreç,  Saadet Partisi’nin iki yıl önce işaret ettiği noktaya, ya bölünmeye veya daha büyük çalışmalara yol açmıştır. Kurban bayramını müteakip 7-8 Ekimde yakılıp yıkılan mağazalar, viran edilen iş yerleri, dudakları uçuklatacak miktarlarda ele geçilen silahlar, iki gün içinde sayıları kırkı bulan cenazeler! Endişelerimizi haklı kılmıyor mu?” dedi.
Hükümetin, bir yıldan beri hakla, hukukla, adaletle, Anayasayla ve hayran oldukları Batı normlarıyla asla bağdaşmayan kanunlar çıkarmasının amacının “dağ gibi bir pisliğin üzerini örtmekse” ve “Olağanüstü bir dönem” için hazırlıklı olmak olduğunu kaydeden Kamalak, “Ben, buradan iktidar sahiplerini uyarıyorum. Salt kanunla bir pisliğin üzerini kapatmak mümkün olsa da ülke bütünlüğünü sağlamak mümkün olamaz. Eğer mümkün olsaydı Osmanlı’nın bölünmemesi, parçalanmaması gerekirdi. Çünkü 1876 Kanun-i Esasiye göre “Memalik- i Osmanî bölünmez, parçalanmaz bir bütündü.” diye konuştu. İktidarın milli eğitim politikasını da sert bir şekilde eleştiren Saadet Genel Başkanı, “Eğitimin başındaki “Milli” sıfatı sizi yanıltmasın. Zira Milli Eğitimimiz, daha önce de, defalarca belirttiğim gibi, ancak “Milli Piyango” kadar millidir. Köksüz bir eğitim! Milletin öz değerlerine yabancı ruhsuz bir eğitim. “Heykel destek üstünde benim ruhum desteksiz?” Bu sebepledir ki gençler, huzuru, içkide, sigarada, eroinde, esrarda, bonzaide arıyor. Yine bu sebepledir ki yalan-dolan, rüşvet ve yolsuzluk toplumun üst katlarında daha yaygındır. Yani gayri Milli Eğitim, çocuklarımızı eğitip ıslah edeceği yerde dejenere ediyor, ifsat ediyor.” dedi. Kamalak, bugün uyuşturucuya müptela ve şehirleri yakıp yıkan nesilin, bu iktidar işbaşına geldiğinde 5 yaşında olduğunu hatırlatarak, “Unutmayınız ki şu an bonzaiden ölen veya yüzleri maskeli olarak ortalığı kasıp kavuran, caddeleri alt-üst eden, dükkânları, işyerlerini yakıp yıkan, polisle çalışan, 16 yaşındaki Yasinleri 3.kattan atarak şehit eden gençlerin tamamı 13-25 yaşlarındaki gençlerdir. Mevcut iktidar işbaşına geldiğinde bu gençler 5-10 yaşlarındaki çocuklardı.” Diyerek, 12 yıllık iktidarında 5 Milli Eğitim Bakanı değiştiren iktidarın, bu noktadaki başarısızlığına işaret etti.

Tüketim Ekonomisi İç Göçü Ve Dejenerasyonu Getiriyor


Türkiye’nin, tüketim ekonomisini bırakıp üretim ekonomisine geçmesi gerektiğine değinen Kamalak, “Hükümetin yaptığı duble yollar, inşa ettiği köprüler ve hizmete koyduğu hızlı trenler, elbette toplum için bir rahatlık sağlıyor. Ama bunlar karın doyurmuyor. Çünkü bunlar, üretime yönelik yatırımlar değildir. Üretime yönelik yatırımlar yapılmadığı için insanlarımız, büyük şehirlere doğru akın ediyor. Göç alan illerimizde “hırsızlık”, “yan kesicilik”, “kapkaç olayları” ve “fuhuş” hızla artmakta, sosyal denge tamamen bozulmaktadır. Bu iktidar iş başında geldiğinde cezaevlerindeki hükümlü ve tutuklu sayısı yaklaşık 60.000 iken, bugün bu sayı %156 artışla tam 152.335 olmuştur.” diye konuştu. 
Sistemzede Bacılar Milli Görüşü Bekliyor
Bütün bu olumsuzluklara rağmen ağlama ve sızlamanın Milli Görüş erlerine yakışmayacağını ve milletin geleceği için bir pusula, İslam alemi ve mazlumlar için bir rehber, tüm insanlık için de kurtuluş reçetesi olan Saadet Partisi olarak herkesin kurtuluşu için Hakkı Hakim kılmak üzere çalışacaklarını bildirdi.  Kamalak sözlerini şöyle tamamladı:“Biz, bu bozuk düzenin yerine Adil Bir Düzen kurmak için geliyoruz. Saadet Partisi olarak biz, partilerin değil, bu bozuk düzenin alternatifiyiz. Şimdi önümüzde bir seçim var. 2015 seçimleri. 6 ay gibi  kısa bir süre kalmıştır. Bu seçim olmak ya da olmamak seçimidir. Bu yüzden omuzlarımızda büyük bir sorumluluk vardır. Kapı kapı dolaşacağız. Gerçekleri aziz milletimize anlatacağız. Bunu yaparken kimseye gülden ağır bir söz söylemeyeceğiz. Asla unutmayın ki bu ülkenin sarhoşları da, hatta ateistleri bile Müslümandır. Bizim kardeşlerimizdir. Köprü altı çocukları da ihmal edildikleri için eroin, esrar ve bonzai kullananı da bizim gençlerimiz, ve hatta, son çare olarak bedenini satmak zorunda kalan kadınlar bu aziz milletin kızlarıdır. Bizim bacılarımızdır. “Sistemzede” bacılarımız sizlerden yardım bekliyor. Bu yardım için var mısınız? Unutmayın ki Zafer inananlarındır ve Zafer yakındır. Diyen Kamalak teşkilata seçime hazırlık emrini verdi.


GemlikLife